Beden için mekan ne ise,
takı için beden odur.

 

Mimari düşünce tarzı bence modern takı tasarımcısının pusulası ve ışığı olmalıdır. Mimarın insanı rahat ettirecek, amacına uygun işlevsel mekanları tasarlarken geçirdiği düşünce araştırma, bilgiye ulaşma ve kullanma sürecini, modern takı tasarımcısı da geçirmeli, vücudun ve estetiğin tamamlayıcısı niteliğindeki takıları aynı perspektifte ele almalı, vücutla takı arasında karşılıklı ilişki arayışında, alanını ve sınırlarını yeniden belirlemelidir.

İtalyan takı tasarımcısı Giampaolo Babetto'nun dediği gibi "takı artık takılan bir heykel gibi değil, vücut için tasarlanan bir mimari obje olmalıdır. Ritmlerini vücudun şekil ve hareketlerinde bulmalı; Frank Lloyd Wright'ın yorumladığı gibi organik bir süs olarak algılanmalıdır".

Aynı zamanda tarafsızlık boyutunu terk eden takı, modernizm anlayışında kendi duruşunu belirledi. Bu hareket takıyı sınırsız ve kişisel yaptı. Artık anonim bir obje, herhangi bir taş olmaktan çıkan takı kiiıselliğin aynası, onu taşıyan ile ilişki içinde ve onun hayata karşı duruşunu yansıtan günlük hayatın seyrettiği insan mekan ilişkisinin vazgeçilmez bir parçası haline geldi.

Modern takı mücevherin zenginlik göstergesi kısıtlamasından kurtulup yeni ve sonsuz bir arayış ve çeşitliliğe kanatlandı.

Artık malzemesi sadece kıymetli taş ve madenler değil, aklınıza gelebilecek herşey; gazete kağıdından, bal peteğine kadar değişik malzeme modern takının konusu oldu. Takı modern insanın yalınlaştırmaya çalıştığı hayat ve giyim tarzında bir göz kırpması, bir gülüş kadar kendine özgü bir işaret. Maddi değeri için değil, ifade ettiği şeyler için takılan, kıymetini onu tasarlayanın düşüncesinden ve kullanmak isteyenin seçiminden alan bir simge.

Sabrina Fresko